INSANE: Turkiyede afet bakanligi kuruluyor erken uyari sistemleri ve dayaniklilik stratejisi yolda 15084957 | Rare Historical Photos
Türkiye’de afet yönetiminde köklü bir değişim için harekete geçildi. Afet Bakanlığı’nın kurulmasıyla birlikte ulusal ve yerel afet dayanıklılık stratejileri hazırlanacak, ülke genelinde erken uyarı sistemleri kurulacak.
Türkiye’de afet yönetimi alanında yeni bir döneme giriliyor. Belediyelere bağlı itfaiyeler de dahil olmak üzere afetle ilgili tüm kamu kurumlarının bağlanacağı Afet Bakanlığı’nın kurulması için çalışmalara başlandı.
Bakanlığın kurulmasında etkili olan nedenler arasında mevcut afet yönetim planlarının uygulamada yetersiz kalması, kurumlar arası iletişim eksiklikleri, insan kaynağı planlamasının bulunmaması ve risk azaltma çalışmalarının yeterince izlenememesi gibi sorunlar yer aldı.
ERKEN UYARI SİSTEMLERİ KURULACAK
Dünya Gazetesi'nden Ferit PARLAK'ın haberine göre, yeni kurulacak Afet Bakanlığı, afet tehlike türlerine göre ülke ve bölge ölçeğinde bütünleşik erken uyarı ve tahmin sistemleri kuracak. Böylece deprem, sel, yangın gibi farklı afet risklerine karşı daha etkin bir önlem alınması hedefleniyor.
Ayrıca, tüm yerleşim yerlerine yönelik risk analizleri yapılarak afet risk haritaları hazırlanacak. Bu kapsamda sanayi, teknoloji, Ar-Ge faaliyetleri ile turizm ve tarımsal üretimi kapsayan ulusal ve yerel afet dayanıklılık stratejileri hayata geçirilecek.
MEVZUAT YENİDEN DÜZENLENECEK
Afetlerle ilgili mevzuat, bilimsel ve teknik normlara, uluslararası standartlara uygun şekilde güncellenecek. Bütüncül afet yönetimi yaklaşımıyla birlikte, afet öncesinde risklerin azaltılması ve sonrasında müdahale süreçlerinin etkinliğinin artırılması planlanıyor. Yeni düzenlemeyle, kurumların uzmanlık alanları dikkate alınarak yetki ve sorumlulukları netleştirilecek, kurumlar arası koordinasyon güçlendirilecek.
Afet Bakanlığı, “Türkiye Afet Yönetimi Strateji Belgesi” hazırlayacak ve mevcut “İl Afet Risk Azaltma Planları” güncellenecek. Bunun yanı sıra, “Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu” daha etkin hale getirilerek karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenecek.
TEKNİK PERSONELE SÜREKLİ EĞİTİM
Afet Bakanlığı, afet yönetiminde görevli merkezi ve yerel birimlerin teknik ve idari kapasitelerini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda teknik personele deprem yönetmelikleri ve afet yönetimi konusunda düzenli eğitimler verilecek. Ayrıca afetlere ilişkin detaylı veriler üretilecek ve bu veriler afet yönetiminin her aşamasında kullanılacak.
Bakanlık, ülke ve bölge ölçeğinde bütünleşik erken uyarı ve tahmin sistemleri kuracak. Afetlerin izlenmesi, veri analizi, komuta ve sevkiyatın etkin yürütülmesi için coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama teknolojileri kullanılacak.
Afet sırasında kesintisiz iletişimin sağlanabilmesi için 81 ilde sayısal telsiz altyapısı kurulacak. Afet sonrası risk taşıyan yapıların izlenmesi amacıyla yapı sağlığı izleme sistemleri ülke genelinde yaygınlaştırılacak. Yeni alt ve üst yapı projelerinde çoklu afet tehlikeleri dikkate alınarak dayanıklı yapılaşma mevzuatı güncellenecek.
İklim değişikliğinin yol açtığı afet risklerine karşı bölgesel kılavuzlar hazırlanacak.
LOJİSTİK DEPOLAR VE TOPLANMA ALANLARI
Afet sonrası kullanılacak malzeme, ekipman ve araçların depolanması için lojistik merkezler kurulacak. Ekiplerin becerilerini artırmak amacıyla düzenli tatbikatlar yapılacak.
Acil durumlarda vatandaşların güvenli bölgelere yönlendirilebilmesi için toplanma alanlarının sayısı artırılacak. Bu alanların engelli, yaşlı, kadın ve çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenmesi planlanıyor. Marmara Bölgesi’nde ise geçici barınma alanlarının kapasitesi yükseltilecek ve gerekli sosyal donatılar tamamlanacak.
Olası afetler sonrası sosyal ve ekonomik hayatın hızlıca toparlanabilmesi için “Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı” hazırlanacak. Bu plan, yerel düzeyde uygulanacak ayrıntılı faaliyetleri de kapsayacak.
Kamu ve özel sektör için iş sürekliliği planları oluşturularak afet sonrası hizmetlerin kesintisiz devam etmesi sağlanacak.
Ülke genelinde toplumsal bilinçlendirme kampanyaları yapılacak, afet farkındalığı eğitim sisteminin her kademesine entegre edilecek.
Ayrıca afetlere müdahale edecek gönüllülerin sayısı ve niteliği artırılacak. Afet yönetiminde teknolojiye dayalı çözümler için Ar-Ge çalışmaları desteklenecek. Yeni nesil afet teknolojileri, hem risk azaltma hem de afet sonrası müdahalelerde kullanılacak. Engelli, yaşlı, kadın ve çocuklar ile yakınlarına yönelik farklı afet durumlarında afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlere ilişkin detaylı rehberler hazırlanacak ve eğitimler verilmesini sağlayacak.
AFET KONUTLARINDA YENİ MEVZUAT
Afetlerden etkilenen vatandaşların barınma ihtiyacını hızla karşılamak amacıyla afet konutlarının yapımına ilişkin mevzuat güncellenecek. Hak sahipliği, geri ödeme ve finansman yöntemleri yeniden ele alınarak günümüz koşullarına uygun bir sistem oluşturulacak. Yeni düzenleme, afetzedelerin barınma sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Bu kapsamda işlem süreleri kısaltılacak, afetten etkilenme düzeyi ve konut sahipliği hakkaniyete uygun şekilde değerlendirilecek.
Planlanan değişikliklerle afet konutlarının yalnızca barınma ihtiyacını karşılamakla kalmayacağı, aynı zamanda asgari hayati hizmetleri içeren, güvenli ve ulaşılabilir yapılar olacağı belirtildi. Konutlar, köy ve kent yerleşimlerinin ihtiyaçlarına uygun tasarımlarla üretilecek. Böylece hem kırsalda hem de şehir merkezlerinde afetzedelerin yaşam standartları korunmuş olacak.
ULAŞIM ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLECEK
Afetlerin en büyük etkilerinden biri de ulaşım ağlarının zarar görmesi oluyor. Yeni düzenlemeyle, kentlerin ulaşım altyapısındaki kırılganlıklar tespit edilerek afet risk analizleri yapılacak. Bu analizler sonucunda, ulaşım sistemlerinin afetlere karşı dayanıklılığını artıracak yatırımlara öncelik verilecek. Afet ve acil durumlarda kullanılacak tahliye koridorları yeniden planlanacak, kent içi ulaşımın kesintisiz işlemesi sağlanacak.
Denize kıyısı olan şehirler için de özel önlemler alınacak. Deniz seviyesindeki yükselme, fırtına ve taşkın risklerine karşı ulaşım planlamaları gözden geçirilecek. Böylece afet anlarında ulaşım sistemlerinin hizmet dışı kalmasının önüne geçilecek.
Bakanlığın kurulmasına zorlayan 10 neden…
-Türkiye’nin coğrafi ve jeolojik koşullar açısından yüksek afet riski taşıması;
-Mevcut yerleşim yerlerinin ve sanayi bölgelerinin afetlere dirençliliğinin düşük olması;
-Küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi yeni tehdit unsurlarının ortaya çıkması;
-Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği insan kaynaklı afet ve acil durumlara açık olması (KBRN, göç, vb.);
-Afet yönetim planlarının hazırlanma sürecinde kurum ve kuruluşların katılımcılığının yetersiz olması sonucu teoride belirlenen rollerin pratikte uygulanamaması;
-Afet ve acil durum yönetimi sırasında sosyal medyada dezenformasyon ve manipülasyon oluşması;
-Genel afet sigorta sisteminin oluşturulmamış olmasının yanı sıra mevcut Zorunlu Deprem Sigortası’na katılım oranının da yetersiz kalması;
-Toplumun afetlere hazırlık ve risk azaltma farkındalığının zayıf olması;
-Afet yönetim planlarının uygulanmasında karşılaşılan toplumsal ve bürokratik
engeller;
-Afetler sonrasında artan toplumsal farkındalığın sürekliliğinin olmaması…
Afet alanlarında çalışacak personele ayrıcalık
-Yüksek ücret politikası uygulanacak.
-Haftada iki gün teorik ve pratik eğitim verilecek.
-Başarılı olanlar, işini/kendini geliştirenler, hızlandıranlar ödüllendirilecek.
-Yıpranma payı olan meslekler arasına alınacak, emeklilik yaşını öne alabilecek.
-Erkek çalışana askerlikten muafiyet gibi konular üzerinde de çalışılıyor.
-Yangın, deprem, sel gibi afetlerde Türkiye’nin 16 zayıf yönü
-Bütün il ve ilçelerde, afete yönelik teknik ve yetkin personel sayısının istenen düzeye ulaşamamış olması;
-Personel aidiyetini güçlendirecek kariyer planlamasının olmaması;
-Afet ve acil durumlarda personele yönelik eylem planı ve insan kaynakları
yönetim sisteminin olmaması;
-Kurum içinde bazı görev, yetki ve sorumlulukların net olmaması;
-Birimler arası yer değişikliklerinin uzmanlaşmanın önüne geçmesi;
-Risk azaltma çalışmalarının sonuçlarının yeterince izlenememesi;
-Birimler arası iletişim ve ortak çalışma kültürünün yeterli olmaması;
-Vatandaşlara yönelik eğitim merkezleri sayısının az olması ve işlevselliğinin yeterli olmaması;
-Oryantasyon ve hizmet içi eğitimlerin yeterli olmaması;
-Afetlere ilişkin sistematik veri tutulamaması, kurumsal veri tabanının yeterli olmaması;
-Afet ve acil durumlarda görevlendirilmelerin adaletli yapılamaması ve ucu açık görevlendirmeler sonucu personel motivasyonunun olumsuz etkilenmesi;
-Özverili çalışan personelin yanında atıl personel varlığının iş barışını bozması;
-Afetlerde görevlendirilen personele hak ettiği maddi/manevi desteğin verilmemesi;
-Personel ve yakınlarının faydalanabileceği sosyal tesislerin olmaması;
-Afet ve acil durumlarda çalışma grupları arasında koordinasyon ve iletişim eksikliği;
-Afet ve acil durumlarda elde edilen tecrübe paylaşımının ve raporlamanın yeterli olmaması;
Fed faiz indirdi, altın zirveden düştü: İşte 18 Eylül perşembe güncel altın fiyatlarıEkonomi
MSB’den acı haber: Piyade uzman çavuş Hüseyin Günay şehit olduGündem